Bugün - 29 Temmuz 2014 Salı Foto Galeri  |  Video Galeri  |  Bize Ulaşın
www.domanicgazetesi.com Logo

   
SİYASET GÜNCEL EKONOMİ SPOR EĞİTİM SAĞLIK 3. SAYFA İŞ DÜNYASI YAŞAM KÜLTÜR Resmi İlan Diğer »
Haber Detayları

İSMAİL MERSİNLİ’YE SORDUK

“ Hani hep soruyorsun ya sevgili Mustafa'm; Bu kadar damar şarkıları yazan adamın çok acı çekmiş olması lazım” diye; “Ben 2 yaşımdayken babam ölmüş. Annem 18 yaşında dul kalmış. Babamın fotoğrafına tüm servetimi veririm. 12 yaşında okumak için çıktım yollara, öğretmenlik askerlik derken. Gençtim, sevdim, ama gariban diye sevdiğimi de sevdiklerimi de alamadım. 1972 yılında SON METUP YAZARKEN ELİN TİTREMEDİMİ” diye başladık. Gerisi Türk filmi gibi işte..

KÜLTÜR Haberi - 30 Ağustos 2013 Cuma - 16:05
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

MERSİNLİ İSMAİL KİMDİR

 

Mersinli İsmail 1950 yılında, Toros dağlarının tepesinde küçük bir Yörük köyü olan Değnek köyünde doğdu. Üçe kadar ilkokulu köyde okudu. 4 ve 5. sınıfları da Mersin’de okuduktan sonra devlet başarılı çocukları devlet yurtlarında okuturdu. Başarılı bir öğrenci olan Mersinli, Elinde tahta bavulla Antalya Aksu Öğretmen okulunun yolunu tuttu.

1969 Yılında Öğretmen olarak ilk tayini, Mersinin küçük bir kasabası olan Gülnar İlçesinin dağ köylerinde başladı ve 8 yıl o köy senin bu köy benim öğretmenlik yaptı.

 

İlk Göz Ağrısına yazdığı ‘Son Mektup’ eserini bir düğünde seslendirince orada bulunan bir plak şirketi sahibi kendisine iş teklifinde bulundu.

Mersinli İsmail, sanat hayatı boyunca 30’un üzerinde plak 3 tane longplay 26 tane kaset (albüm) yaptı.200’ün üzerinde eseri bulunuyor.


Başrollerini Necla NAZIR ile paylaştığı ‘Yoksul’, Huri SAPAN ve Yalçın GÜLHAN ile ‘Nankör’ isimli 2 tane sinema filmi yaptı.
‘Burçak Tarlası ve Esrarlı gözler’ isimli iki dizi filmi çekti.
Gerek Anadolu’da gerek Avrupa’nın bütün şehirlerinde kapalı gişe konserler verdi.

 

“Son Mektup, Mersinlinin Sunası, Baba diye diye ağlama yavrum, Gardiyan, Yarim gelin oluyor, Elindeki bebek senin mi Sunam, Ayşem oturmuşta çorap örüyor, Yarim Gelin Oluyor, Kirli mendil, Etek Sarı sen etek ten sarısın, Yunanistan Başla köpeklerini, Kızım oldu. Olmuyor gibi yüzlerce eseri hala dillerde olan Mersinli İsmail; Kendisi gibi yöresel sanatçılara fırsat tanımak için Vizon Türk kanalında Domaniçli Ali ve Kadriye Saruhanlı ile program yapıyor.

1970’li yılların başlarıydı. Yanık sesli biri çıktı oraya; “ Son mektubu yazarken elin titremedi mi? diye soruyordu… Anlaşılan kavuşmaları da mümkün değildi. Çünkü şarkının sonlarına doğru; ‘ Oğlun olursa adımı ver…. Kızım olursa adını vereceğim… Diyordu. O dönemin  sevdiğine kavuşamayan gençlerinin duygusuna  tercümanlık eden bu şarkının yazarı kimdi acaba ? O’na bu acılı türküyü yazdıran kız kimdi dersiniz?

 

Peki; “ Her kapıya varma düverler yavrum Baban yok diye söverler yavrum. kapılardan bakma kovarlar yavrum...  Sokaklarda boynu bükük ağlama, Babam gelir diye gönül eyleme. Acından ölsen de ele söyleme… dedirten derdi neydi dersiniz ?

 

Yarim gelin oluyor Bana sabır ver Tanrım! Resmini Elime alıp doya doya baktım ona. İki damla göz yaşıyla derdimi anlattım ona..

 

Peki ya; “  Yoksulun kalbi yok mu. Bize sevmek yasak mı. Gelen bir taş vuruyor; Tanrım bu yaşamak mı ? dedirten yara nedir dersiniz….

 

Peki son yıllarda Domaniç’ten ayrılmayan Mersinli İsmail’i Domaniç’e çeken ne?

Neden yıllar sonra hak ettiği yere gelen ve Vizon Türk Kanalında yaptığı; “ İkimizin Şarkısı” programını neden Domaniçli Ali ve Kadriye Saruhanlı ile paylaşıyor ?

 

Orta yaşlardaki tüm Domaniç yöresi halkı Mersinli İsmail’i bilir. En az bir türküsünü mikrofonu tutsanız ezbere okur. Salı akşamları İkimizin şarkısı programı başladı mı Domaniç’te cadde ve sokaklar boşalır. Bu program için özel evlerde toplanılır. İsmail ağabeyleri için iş yerinde vardiyasını bile değiştirenler var.

 

TÜM BUNLARI SORDUK MERSİNLİ’YE

 

DOMANİÇ GAZETESİ– İsmail Bey sizi kısaca tanıyabilir miyiz ?

 

MERSİNLİ; Ben, Mersin’de Toros dağlarının yamacında küçük bir Yörük köyünde doğmuşum. Babam daha ben iki yaşımdayken ölmüş. O’nun bir fotoğrafını getirene servetimi bağışlarım. Babasız sokaklarda dolaşmak ne demek bilir misin kardeş! Allah hiçbir çocuğun elinden babasını almasın !

Anadolu geleneği işte; 18 yaşında dul kalan anamı amcama vermişler…

 

3. sınıfa kadar köyde okudum. O zamanlar bizim köye yılda ya bir ya iki, o da yazın kamyon gelir uzaktan sadece onu görürdük. 4 ve beşinci sınıflar için Amcam beni Mersin’e gönderdi. köyden çıkış o çıkış.

 

İlkokul bittikten sonra Antalya’nın Aksu ilçesinde bulunan Öğretmen okulunu kazandım. O zamanlar devlet başarılı yoksul çocuklar için böyle bir hak tanırdı.

 

MÜZİSYENLİK BU OKULDA BAŞLADI

Sesim güzel iyi türkü söylüyordum. Okulda öğretmenlerimin de desteğiyle 40 kişiden oluşan YURTTAN SESLER KOROSUNU kurdum.

 

Bu okulda bir kıza aşık oldum. Suna işte O Suna…

Okul bitince beni Mersin’in dağ köylerine 600 lira maaş ile öğretmen tayin ettiler. Suna ise Ankara’ya gitti.

 

Yıllarca mektuplaştık. Sonra mektuplar kesildi. Zaten ne benim tarafım Suna’yı istemeye taraf ne de Suna’nın tarafı bana razı…

 

‘Son Mektubu yazarken elin titremedi mi? ilk o dönemlerde yazıldı.

 

GERİSİ TÜRK FİLMİ GİBİ

Yazın düğünlerde saz çalar türkü söylerdim. Hatırı sayılır bir zengin beni düğüne çağırdı. İlk defa o düğünde kendi bestemi okudum. Davetliler arasında İstanbul da plak şirketi olan biri de varmış. Düğünden sonra gelip bana iş teklif etti.

 

Bu arada Suna’da evlenmiş… Ankara’da tesadüfen görmüştüm. Elindeki bebek senin mi Sunam ve Son mektupla ilk 45’lik plağımız çıktı.

 

ÇOK ŞAŞIRDIK

Plak, milyonlarca sattı. Ama en ilginci neydi biliyor musun Mustafacığım? Ben Mersinliyim. Plak İstanbul’dan çıktı satışların yüzde sekseni, Kütahya, Afyon, Eskişehir, Bursa gibi Yörüklerin çoğunlukta olduğu bölgelerde satıldı.

 

Bundan sonra çıkan tüm kaset ve CD’lerde de bu durum değişmedi.

 

Çocukluktan tanıştığımız Ferdi Tayfur ile kader birliğimiz İstanbul da da devam etti. İşler ilerleyince EL ELE adında bir plak şirketi kurduk ama yürütemedik. Ferdi Tayfur’la hala görüşürüz.

 

Ha bu arada plaklarımın neden bu yörede satıldığı ile ilgili bir araştırma yapıldı. Mantıklı bir açıklama bulunamadı.

 

BİZİ BİRLEŞTİREN YÖRÜKLÜK

 

Ama bana göre bizi bir araya getiren Yörüklüktü. Başka da bir açıklaması yok.

 

Katıldığım bir TV programında bana da program yapmam teklif edildi. Tek şartla kabul ettim. Benim gibi kıyıda köşede keşfedilmeyi bekleyen yöresel sanatçılarla program yapacaktım. Vizon Türk kanalı teklifimi kabul etti.

Bir programa iki kardeş getirdiler. Ali ve Kadriye Saruhanlı. Küçük yaşta babasız kalmış iki yetim. Onları çok sevdim. Ben de onlara programı birlikte yapmayı teklif ettim Macera öyle başladı.

Bu arada ne zaman Domaniç’ten bu topraklardan geçsem içim titrer. Saruhan kardeşler sayesinde Domaniç’i ve sizleri de tanıdım.

 

Hep soruyorsun ya Mustafacığım, “ Abi bu damar türküler, bu Domaniç sevdası ne ? diye. Damar türküleri bana yazdıran yaşadığım acılar. Domaniç’i bana sevdiren ise kanımdaki Yörüklük sevdası…..

 

 
Anahtar Kelimeler:“, Hani, soruyorsun, ya, sevgili, Mustafam, kadar, damar, şarkıları, yazan, adam,
Kaynak / Editör: Serdar Yiğit Okunma Sayısı: 8527
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz

YUSUF ÖZ()
İşte adam gibi adam bu kadarını bil miyordum bende ismail abimizin hayranıyım git tiğiğ düğünlerde okuduğum eserlerin yüzde yetmişi ismail abimin eserleri dir iyi varsin abim allah uzun ömürler versin
Gönderilen Tarih - 16 Aralık 2013 Pazartesi (18:23)  

Diğer KÜLTÜR Haberleri
DOMANİÇLİLER İNEGÖL’DE YÖRESEL SANATÇILARLA ÇOŞTULAR
MEHTER TAKIMI KURULMADAN DAĞILDI
MURATLI ÜZÜM FESTİVALİNE HAZIRLANIYOR

MURATLI ÜZÜM FESTİVALİNE HAZIRLANIYOR
DOMANİǒE KURULUŞ GEZİLERİ TAM GAZ DEVAM
EBE ANA TÖRENLE ANILDI
MİNİKLERİN KÜLTÜR EVİ ZİYARETİ
MEHTER TAKIMI ÇALIŞMALARINA BAŞLADI
Diğer Başlıklar

TUNÇBİLEK GREVİ DURDURULDU
TUNÇBİLEK YER ALTI KÖMÜR İŞÇİLERİ GREVDE
YİNE YANIYORUZ
KÖYLERiMiZiN HiZMETiNDEYiZ
SAHURA YANGINLA UYANDILAR
HABER YOK !
SAKALI-I ŞERİFLE HEYECAN
DOMANİÇ ORMAN İŞLETME MÜDÜRÜMÜZ GİDİYOR
ZEKATLA İLE İLGİLİ MESELELER
‘KENDİ İŞİNİN PATRONU OL’
 Anket

Belediye hoparlöründen cenaze haricinde anons yapılsın mı ?


  Yapılmasın, rahatsız oluyorum.314 Kişi (% 53 )
  Yapılsın, rahatsız olmuyorum.272 Kişi (% 46 )

Toplam 586 Kişi

e-Gazete Domaniç Gazetesi
 Yazarlar
Mustafa Yiğit (Kral Çıplak)
8 YILIN ARDINDAN
    1 Temmuz 2006’da memleketimi...
Kemal Sert (Sosyal Yaşam)
EMEKLİ YİNE MAĞDUR..
    2014 yılının İkinci 6 ayında emekl...
Bayram Ali Kardeş (3 dakika)
CUMHURUN BAŞI
    Gelişen demokrasimizin bize kazand...
Erdoğan KARAKOYUN (Birey, Aile ve Toplum )
Farkında mısın dostum!?
    Ya siyah ya da beyazsın. Öyle...
Abdullah Fidan
DOMANİǒİN KÜLTÜR-KÜLÜSTÜR YOLLARI
    Geçenlerde Domaniç&r...
Serdar Yiğit (14 Yıl Önce Bu Hafta)
ŞOK CİNAYET
İlçemizde 4 Temmuz Salıyı 5 Temmuz Ç...
Nil Bal (Arkeolog)
EYÜP SULTAN CAMİİ
Eyüp Sultan Camii, İstanbul'da Haliç'i...
Ulusal Gazeteler
 İletişim
Haber:0533 200 49 13
Reklam & Baskı:0541 531 42 09
Tasarım & Kamera: 0545 716 32 21
Adres : Bursa Caddesi Cumhuriyet Mahallesi
YİĞİTLER VADİSİ     Domaniç/KÜTAHYA
Telefon : 0274 661 45 05
 Hava Durumu (Kütahya )
Salı
14°C - 28°C
Çarşamba
15°C - 30°C
Perşembe
15°C - 32°C
Cuma
16°C - 29°C
 Namaz Vakitleri (Kütahya )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:4905:4813:1717:1020:2722:08

29 Temmuz 2014 Salı
 Röpörtajlar
BAŞKANA SORDUK
BASIN - Başkanım önce sizi tanıyalım.   BAŞKAN- Ben, 1963 yılında Domaniç’te  doğdum Lise mezunuyum. Üniversiteyi yarıda bıra...
»
»
 
 Günün Sözü
Gazabını yutucu, sır saklayıcı, ayıp örtücü ol?
(Hacı Bektaşı Veli)
Arşiv Arama
Facebook
 Sayaç


counter

Anasayfa | Site Haritası | Sitenize Ekleyin | RSS Kaynağı | Bize Ulaşın Tasarım Knnweb
domaniç, gazete, kütahya, tavşanlı, haber,