BİLGİNÇ MEVZULAR

Abone Ol

“Ben ölümsüzüm!” dedi adam yanımıza gelip. Sarhoş değildi. Yüzünde şaka ifadesi yoktu. ‘Sonunda aramızdan biri deli çıktı’ dercesine baktık birbirimize. Ve yine ben araya girerek “Neye dayanarak söylüyorsun bunu?” diye sordum. Ciddiye alırcasına.

Dedi ki; “Doktora gittim.”

Dedim ki; “Geçmiş olsun. Neyin var?”

Dedi ki; “Kabızdım.”

Dedim ki; “Doktora gidecek kadar kötüydü ha?”

Dedi ki; “Evet. Bu arada doktora sordum ‘ölecek miyim doktor?’ diye. Direkt ‘ne alakası var?’ dedi doktor.”

Baktım sustu, dedim ki; “Eee? Yani?”

Dedi ki; “Yani ölmeyecekmişim ben işte.”

Demedim bir şey.

Kedi ölür. Öldükten sonra yeniden can olur. Bunu 9 defa tekrarlayabilir. 9 canlı tabiri yerde cesedi yatan kedi ayaklanacak anlamına gelmez. Kedi ölür. Velâkin daha sonra hayata gelir 9 kere. Bu sebeple şu gördüğün kedi bundan 80 yıl önce ki bir kedinin hafızasını barındırır bünyesinde. Bazen kedi doğum esnasında ölür. Anne kedinin öldüğü anda doğan kedinin annenin varlığının tümünü bünyesinde barındırdığına inanılır.

Kedi hayvanın ilk ehlileştirildiği yer Kıbrıs Adası’dır. Arkeolojik buluntular insan ile birlikte yaşayan kedilerin ilk olarak Kıbrıs’ta ortaya çıktığını göstermektedir.

Bazen bize bildiğimizi nasıl bildiğimizi soruyorlar. Yanıt çok basit: bildiğimizi unutmuyoruz. Hepsi bu.

Hayvana hayvan demek aslında biraz ayıp. Yani ayı görünce “Lan hayvan!” diye bağırmak ayıyı aşağılayıcı bir ifade. Kediyi “Geh pisi pisi hayvan… geh hayvan geh pisi pisi.” diye çağırmak çok kaba. Hayvana direkt hitap ederken hayvan denmemeli sanırım. Hayvandan bahsederken hayvan denilir o tamam.

Hayvancıl yaklaşımla bir derdim kesinlikle yok. Ve ancak bazı hayvanlar hakikaten çok salak oluyorlar be. Köpek zeki hayvan değil mi? Yani genel itibariyle hepimiz köpekleri akıllı hayvanlar olarak addederiz. Ya ben ormanda kaybolan köpek gördüm be! Panik haldeydi. 20 m² alan içinde bir o yana bir bu yana koşuşuyordu. Hemen bir Macar dana salam açıp verdim. Bu bir kendine geldi. Kendine gelince yolu bulur zannettim. Daha da kayboldu! Kaybolmanın dahası olduğunu öğretti bana salak hayvan. Bu köpeğin 30 km çaplı bir hakimiyet alanı var. Bu alan içerisinde sidikleme/işaretleme yöntemi ile ne nerede patisinin içi gibi biliyor. Ve ancak bu alanın dışına çıkınca sıçazlıyor. Aslında bu alanın dışına çıkmaz ama sahibini takiplediği için çıkmış.

Şu senaryoya bir bakar mısınız? Karga hayvanı bir çakmak buluyor. İlgisini çekiyor çakmak ve kurcalamaya başlıyor aleti. Kurcalarken çakmaktan gaz çıkıyor ve gaz karganın burnuna giriyor. Karga bir kafa meyhoşluğu yaşıyor. Ve bu hoşuna gidiyor. Bir daha gaz çıkarttırıyor ve bu sefer bilinçli olarak içine çekiyor. Sonra çakmağı alıp “Gaaek gaaek!” diye uzaklaşıyor. Bitti mi? Hayır efendim; dahası da var. Bu karga kafa kelle olmuş vaziyette gagasında çakmakla ormanın en ortalarına kadar dalar. Ve tahmin edeceğiniz gibi çakmakla meşgul olmaya devam eder derken parlayan çakmak bir anda otları

tutuşturur. Ve koskoca orman yanar. Buradan anlaşılan nedir? Çakmak eğer içinde gaz varken taşı düştüyse direkt atmamalıyız. Önce gazını boşaltmalıyız… mı? anlaşılan bu mu?

Yobaz diyor ki; “Bilgisayarı ilk açtığında q, w, x gibi ecnebi harflerine dokunma. Evvela bizden harflere dokun.”

Yobaz diyor ki; “Külah dondurma zinhar iblis işidir. Ulu orta yalanılmaz.”

Yobaz diyor ki; “Sünnetli sosis var mı?”

Yobaz diyor ki; “Bu te ce düzenini halen yıkamadık.”

Yobaz diyor ki; “Para bizde mi? Bizde. Başka lafa gerek yok.”

Karavan mescid. Bildiğin karavan. İçi ise bildiğin cami. 20-25 kişi sığabiliyor. Ve imam için hutbe bölümü ve ayrıca minber için de bir bölümü var. Karavanın tepesi kubbe şeklinde. Üzerinde Âlem var. İki tane de sembolik, minik minaresi var. Amacı Türkiye’nin her yerinde, tüm cemaat ile namaz kılabilmektir. Bunun için Mekke’den gelen özel seccadeler yayılmıştır zemine. Topkapı Müzesi’nden Kutsal Emanetler’den bir iki tanesi ödünç alınır. Böylelikle ücra bir noktadaki köy ahalisi kendi gözleriyle örneğin Zülfikâr’ı ya da Hz. Muhammed’in ayak izini görebilirler. Ayrıca zamanla bu gezici mescitte defter kaydı ile tüm cemaatin isimlerinin öğrenilmesi suretiyle her ismin yer aldığı bir iç seramik kaplama yapılabilir. Güzel işler.

Kutsal Emanetler’in gezici müze ile yurdun her yerine ulaşmasını sağlamak başta iyi bir fikir gibi görünebilir ve ancak bu Kutsal Hazine’yi yıpratır ve zarar verir.

Hazine demişken; bir devlet definecilik ile dönebilir mi? Hiç şakasız, size şunu söyleyeyim: cevap evet. Define yağmacılığı Dünya’da altın/değerli taş ve uyuşturucudan sonra en çok para dönen mecralardan biridir. Efendim bir kişi evinin temelini kazıp toplam 50 kg ağırlığında iki küp altın bulduğunda ne oluyor? Yaklaşık 40.000.000 Lira değerinde bir değer ortaya çıkmış oluyor. Bunlardan 100 tane olunca rakam 4.000.000.000 Lira ediyor ki bu neredeyse Bakanlık bütçesi ile yarışır bir miktardır. Ayrıca yer altında yalnızca altın veya diğer değerli madenler değil, tarihi kap kacak, heykeller, biblolar, mozaikler vs. gizlidir. Dünya’da pek çok zenginin merakı değerli kalıntı eserler edinmektir. Bir bibloya 2.000.000 Dolar veren var. Bu şekilde yılda 1.000 müşteriye satış yapılsa 2 milyar Dolar eder. Bu muazzam paradır. Dünya’nın endüstriyel devi Almanya’nın arkeoloji tutkusu ve bu alanda çalışmaları hassasiyetle finanse etmesinden anlaşılıyor ki arkeolojik ekonomi, kâr ve kazanç ve fayda getiren bir mecradır.

Türkler Dünya’yı berbat bir durumdan kurtardı: Orta çağlarda ortaya çıkan sonu “polis” ile biten mega kent isimlendirme furyası her yanı sarmıştı. Tüm şehirlerin ismine “polis” ekleniyordu. Tabii bunun ana sebebi Konstantinopolis idi. Dünya’nın merkezi olduğuna inanılan şehrin adı tüm diğer illeri etkiliyordu. Adrianpolis, Nikopolis, Zartpolis, Zurtpolis!.. Her yer polis dolu! İşte biz Konstantinopolis’i fethederek Dünya’yı bu rezillikten kurtardık. Yoksa bugün New Yorkpolis, Parispolis, Berlinpolis falan gibi saçmalıklardan geçilmeyecekti ortalık.

Aplikasyon önerileri: İnsanın 30 yıl sonrasını, 20 yıl sonrasını gösteren uygulama. Telefonda böyle bir aplikasyon olsa güzel olmaz mı?

Megafon aplikasyonu. Sesi 150 kat artırıyor örneğin.

Sperm kalitesini ölçen aplikasyon. (Kimse kimsenin telefonunu tutmasın diye.)

Yalan detektörü aplikasyonu. Elini telefonun üzerine koyup konuşuyorsun. Yalan dersen telefon alarm veriyor.

Lâflar: -Hayalperestlerin hayallerini yaşamasının yolu herkesin hayallerinden feragat etmesinden geçer.

-İnsan nasıl tanınıyorsa o değil, nasıl tanınacaksa o olmalıdır.

Tabiat Ana’nın doğum vakti doğaya, yurda ve herkese kutlu olsun. Çevrenin uyanış zamanı gönüllere ferahlık, heyecan ve enerji versin inşallah. Bu dönemde çiçekleri kaynatıp içmek ya da sularıyla banyo yapmak ananemizin bize binlerce yıl öncesinden miras bıraktığı bilgilerdir. Bitki öpmenin tuhafsanmayacağı mevsimindeyiz yılın. Bu tarihlerde kar yağışı yurdumuzda çok ender görülen bir durum olmakla beraber Hıdırellez’de kar düşmesi bir felaket habercisi olmaktan ziyade diğerlerinden daha farklı ve bereketli bir yılın göstergesi olarak kabul edilir. Bu devrede yağan kar kışın son nazı olarak yorumlanır. Yaylaya yayılma dönemi artık yakın. Yakılsın ateşler de üzerinden atlansın. Arz bereketiyle ısınsın. Etraf bollansın. Memleketi rahmet alsın. İyilik artsın. Faydalı olan çoğalsın. Gönüller ferahlasın. Zihinler açılsın. Arş afetsiz yağsın. Diyarımız saygı, sevgi, beraberlik ve birlik hisleriyle donansın.