DOMANİÇ, DOMANİÇ’İ ANLAMAYA BAŞLADI MI?

Abone Ol

Domaniç–İnegöl dağ yolu engelimiz değil, ekmeğim olsun diyeli 40 yıldan fazla oldu!

İlk olarak 1982 yılında Topuk Yayla’yı turizme açmak için başvurduğumuzda bizden bayağı bir rüşvet istemişlerdi. Bir yıl kadar süren mücadelemizin sonunda pes etmek zorunda kaldık.

Yine 1990’lı yıllarda Almanya’da Domaniçliler Dayanışma Derneği’ni kurup Domaniç için bir şeyler yapalım, dağı dağ turizmine açalım dediğimizde, zamanın belediye başkanından aldığımız negatif cevaplarla yeniden pes etmek zorunda kaldık.

2006 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yapıp, 2007’de Domaniç Gazetesi’ni canlandırmaya başladığımız yıllarda, “Domaniç’in kurtuluşu T.D.T.”, yani Tarih, Doğa, Tarım dediğimizde bizi pek ciddiye alan olmadı.

Ta ki biz geldikten sonra ilçemizde görev yapan, bize göre efsane Kaymakam Dr. Mehmet Boztepe gelene kadar…

Hayallerimize ilk inanan bu kaymakam ve zamanın yine bize göre efsane Orman İşletme Müdürü İhsan Gönül, Karakol Komutanı Naci Güven, Ziraat Bankası bize göre efsane Müdürü Servet Köse, Eczacı Ahmet İlik ile hayaller kurduk; dağlara yürüyüş parkurları, Domaniç kurbağaları için tanıtım tabelaları…

Yerli olmazcılar var gücüyle saldırıyor,
“Domaniç’in bir suyu bir de havası var, buradan bir şey olmaz” diyorlardı.
Dağları tanıtıp madencilere peşkeş çekiyorsun diye saldıranlar bile oldu.

“Palazoğlunu sen işlet” dediler ama yanımda kimse olmayınca korkup giremedim.

Sonraki yıllarda AK Partili Vural Kavuncu da bizim hayallerimizi anlayıp bize destek olmaya başlayınca önümüz açıldı. Belediye Başkanımız Yakup Yardımcı, İlçe Başkanı Mustafa Şimşek…

Aradan yıllar geçti.
Biz hayal kurduk, Tavşanlı yaptı.
Biz hayal kurduk, İnegöl yaptı.
Biz hayal kurduk, Bilecik yaptı…

Tam bir sayfa isyan dolu bir yazı kaleme aldım. İlk tepki AK Partili vekil Şükrü Nazlı’dan geldi.
“Arkanızdayım” diyordu.

Zamanın ilçe başkanı Ahmet Özoğul ile yeniden “ya Allah” dedik. Şans bu ya, tam o günlerde Vali Ali Çelik geldi.

Kocayayla Çadırı, Topuk Yayla’nın belediyeye devri, Berçin Kulesi’nin hemen tarihi turizme kazandırılması ve en büyük hayalim: Ebe Çamlığı’na Kayı çadırlarından oluşan tarihi çadır kampı…

Hayal bu ya;
“Bir tek Hayme Ana torunu el kapılarında iş aramayacaktı” davamız…

Kütahya’da “bazıları” her projemizi olmayacak şekilde hazırlayıp işi savsaklarken, Domaniçli olmazcılar da canı gönülden desteklerken, o Domaniç için çalışanların tayini çıktı, gitti. Yerine gelenler bizim projeleri iptal etti. Elimizdekiler elimizde yarım yamalak kaldı. Biz de… ses gitti, sağlık gitti.

20 yıl sonra bir kıpırdanma başladı. Dün karşı çıkanların bugün nemalanması düşündürücü ama sevindirici. Zararın neresinden dönersen kârdır.

Kurumsal başarı bayrak yarışı ile olur. Biz başaramadık, sağlığımız el vermedi. Başaranlar da bizimdir. Biz görmesek de, görecek gözler de bizimdir.

Ne dersiniz? Domaniç, Domaniç’in değerini anlamaya başladı mı?