Bu hafta başı 22 Aralık 2025 Pazartesi Recep ayı ile mübarek üç aylara girmiş bulunacağız. İçinde Recep, Şaban ve Ramazan ayını barındıran üç aylar, Türk ve İslam Dünyasına hayırlara vesile olsun. Üç aylar yüzü suyu hürmetine Rabbim, tüm hastalarımıza Şafi sıfatına hürmeten acil şifalar, borçlularımıza ödeme kolaylığı versin. Üç aylar tüm dünya İnsanlığına barış ve huzur getirsin.
Barış ve huzur demişken Domaniç'e de bir iç huzur gerekli. Sosyal medya ile gerilen Domaniç insanının gerçekten bir iç huzura ihtiyacı var. Taşköprü'deki muhabetlerimiz, selamlasmalarız etkisine dönmeli ve birlik beraberlik içerisinde Domaniç'in gerçek sorunlarına yoğunlasılmalı diye düşünüyorum. Umarım Domaniç halkı ve siyasileri sosyal medya polemiğinden kurtulur ve üç ayların ruhuna yakışan bir birlik ve beraberlik sergiler önümüzdeki günler için.
Domaniç’te önümüzdeki aylarda iki odanın başkanı seçilmeyecek. Şoförler Odası ve Esnaf ve Sanatkârlar Odası başkanlık seçimleriyle birlikte aslında bir anlayış, bir duruş ve bir gelecek tercihi sandığa gidecek. Bu odalar; tabeladan, mühürden, koltuktan ibaret değildir. Şoförler Odası, direksiyon başında ekmeğini kazanan emekçinin evidir. Esnaf ve Sanatkârlar Odası ise sabah kepenk açarken “bugün siftah olur mu” diye dua eden esnafın umududur. Dolayısıyla bu seçimler, bir yarıştan çok daha fazlasıdır; temsil meselesidir.
Domaniç küçük bir ilçe olabilir ama meseleleri büyüktür. Akaryakıt zamlarıyla boğuşan şoför, artan maliyetler karşısında ayakta kalmaya çalışan esnaf, borçla, vergiyle, sigortayla mücadele eden sanatkâr… Hepsinin ortak beklentisi aynıdır: Yanlarında duran, kapısı açık, sesi gür bir oda yönetimi gereklidir. Bugüne kadar “oda” denince akla çoğu zaman sadece evrak, imza ve aidat geldi. Oysa oda; gerektiğinde Ankara’ya giden, gerektiğinde masaya yumruğunu vuran, gerektiğinde üyeye omuz veren bir yapıdır. Seçilecek başkanların da bu bilinçle hareket etmesi, makamı değil sorumluluğu esas alması gerekir.
Bu süreçte aday olan herkesin niyeti sorgulanmalı. Koltuk için mi, hizmet için mi? Fotoğraf vermek için mi, dert dinlemek için mi? Seçimden seçime mi, her zaman mı sahada olacaklar? Çünkü Domaniç’in artık “görünen” değil, hissedilen yöneticilere ihtiyacı var.
Üyelere düşen görev ise net: Kişisel yakınlıklara, alışkanlıklara ya da “zaten değişmez” düşüncesine teslim olmadan oy kullanmak. Sandık, küslüklerin değil, sağduyunun adresi olmalı. Unutulmamalı ki bugün verilen oy, yarın yaşanacak yılların özetidir.
Domaniç şoförüyle, esnafıyla, sanatkârıyla güçlüdür. Bu gücü doğru temsil edecek, şeffaf, ulaşılabilir ve çözüm odaklı yönetimler ise bir lüks değil, ihtiyaçtır.
Sandık kurulurken, vicdan da kurulmalı.
Kazanan kişi değil; Domaniç olmalı.