SAVAŞIN KAZANANI YOKTUR

Abone Ol

Dünyanın bir köşesinde savaş var. Orta Doğu’da yükselen gerilim, özellikle İran ile İsrail arasındaki savaş. Fakat biz artık şunu çok iyi biliyoruz: Savaşın kazananı olmaz. Televizyonda bir “güç mücadelesi” gibi görünen şey, gerçekte bir annenin duası, bir çocuğun korkusu, bir babanın çaresizliği demektir. Yıkılan sadece binalar değil; ocaklar, hayaller ve geleceklerdir.

Bizler Domaniç’te yaşayan insanlar olarak, dünyanın yükünü sırtlayamayız belki ama kendi memleketimizin havasını, suyunu, huzurunu korumakla mükellefiz. Çünkü bizim kültürümüzde önce komşu gelir, önce mahalle gelir, önce ilçe gelir. Büyük laflardan önce küçük ama samimi adımlar vardır.

Ramazan ayında ilçemizde oluşan manzara bunun en güzel örneğidir. Belediye ve kaymakamlık öncülüğünde kurulan iftar sofralarında zengin-fakir ayrımı olmadan herkes aynı masaya oturuyor. Aynı çorbaya kaşık sallanıyor, aynı ezanla oruç açılıyor. Domaniç’te iftar sadece yemek değildir; hâl hatır sormaktır, büyüklerin elini öpmektir, çocukların başını okşamaktır. İşte bizim gücümüz burada saklıdır. Dünyada silahlar konuşurken, burada dualar yükseliyorsa bu azımsanacak bir şey değildir.

Elbette her şey güllük gülistanlık demek de doğru olmaz. İlçemizin eksikleri, tamamlanması gereken işleri var. Özellikle Çukurca ile Seyitömer arasındaki yolda trafik levhalarının yetersiz oluşu uzun zamandır konuşuluyor. Kış aylarında sis bastığında, gece saatlerinde görüş düştüğünde bu eksiklik daha da hissediliyor. O yol sadece asfalt değil; o yoldan işe giden var, evine dönen var, hasta taşıyan var, öğrenci taşıyan var. Küçük bir tabela, bir uyarı levhası bazen bir hayat kurtarır. Bu mesele siyaset üstüdür; doğrudan insan hayatıyla ilgilidir.

Biz Domaniçliyiz. Zor günlerde nasıl kenetlendiğimizi geçmişte defalarca gösterdik. Yangın olduğunda, bir ihtiyaç sahibi çıktığında herkes elini taşın altına koydu. İşte bu ruh kaybolmadığı sürece ilçemizin sırtı yere gelmez. Birlik sadece iyi günde değil, eksikleri tamamlarken de belli olur.

Dünyada savaşın gölgesi dolaşırken, biz kendi memleketimizde barışı büyütmek zorundayız. Çocuklarımız güvenli yollarda yürüsün, büyüklerimiz huzur içinde yaşasın, sofralarımız bereketli olsun istiyorsak; hem dayanışmayı hem de sorumluluğu elden bırakmamalıyız.

Savaşın kazananı yoktur. Ama barışın kazananı vardır. Birliğin kazananı vardır. Ve inanıyorum ki bu kazanç, en çok da mütevazı ama yüreği büyük Domaniç’e yakışır.