Kasılmak kelimesinin iki yüzü vardır: Biri başarıyla tamamlanan işlerin ardından gelen gurur ve rahatlama, diğeri ise becerilemeyen işlerin yarattığı gerginlik. Ekim ayında tarlasını eken, bağından bahçesinden mahsulünü toplayıp ambarını dolduran bizim köylü, kahve köşelerinde kasım kasım kasılır; işini eline yüzüne bulaştıranlar ise kıyıda köşede beceriksizlikleriyle gerilip kasılır durur.

Kasım ayı adını buradan mı alır bilmem ama sözlük anlamına baktım; yakından uzaktan alakası yok. Hiçbiri bizim köyün kasım gerçekliğini anlatmıyor. Bence Kasım ayı ile ilgili ebemin dedemin dedikleri çok daha mantıklı: Kasım, yılın bittiğinin öncüleri arasındadır. Havalar bozar, doğal şartlar zorlaşır. Vakit evlere çekilme, ocak başı keyifleri için hazırlık yapma zamanıdır. Peki, köyde işler bitti de siyasi ve sosyal hayatta durum nedir?

Domaniç şu sıralar tam anlamıyla bir doğal gaz felaketi yaşıyor. Her yer köstebek yuvası gibi. Hamile eşinizle çarşı içine girecek olursanız, 9 ay dolmadan çocuk doğar! Araçlar hoplaya zıplaya, ön takım arka takım ne varsa gitti gidiyor. "Bir yeri bitirip başka yere başlanamaz mıydı?" demeyin; burası Domaniç. Yollar kazılır, efendime söyleyeyim, bir iki yıl oturması beklenir. Öyle medeni bir çalışma bizde görülmemiştir. Altyapı için tüm köy kazılır ve toprağın oturması beklenir. Müteahhidin toprak sıkıştırma makinesi zarar görmesin diye yolun oturması halkın tabanlarına ve arabalarına ihale edilir. Özetle, "Kasım ayında doğal gazın ısıttığı suyla abdest alacaksınız" vaatleri de yalan olacak gibi görünüyor.

Tıpkı 2011’de başlayan Domaniç-Tunçbilek yolu gibi bu da seneye kalır. 2013’de onaylanıp ardından siyasilerimizin üstün becerileriyle rafa kaldırılan Pazar alanı ve Yeşilköy içme suyu göletleri ne oldu? Artık adını anan bile yok! Artan trafiğe çözüm için hâlâ tek bir otoparkımız dahi bulunmuyor. Koca yaylaya dikilen verici meselesi de ayrı bir hezimet; direk dikildi ama elektrik vermiyorlar. Fiber hat döşendi, 5G’ye geçildi söylentileri arasında bizim telefonlar çekmemeye, internet gidip gelmeye devam ediyor.

Gerek yerelde gerek genelde durum farklı mı? Siyasi muhalefetin itirazı çok ama icraatı yok. Eskiden siyasiler hizmette yarışırdı; biri yapar, öteki eleştirirdi. Şimdilerde hizmetin yerini hırsızlık, çökme ve parti değiştirmeler aldı. Herkes kendi hırsızını korumak için "Siz fondan çaldınız, siz dondan çaldınız" kavgasında. Dün birbirine "hırsız" diye bağıranlar, bugün aynı masada kol kola gezebiliyor.

Cumhuriyetin kurucu önderine sövüp terörist başını kurucu yapanlar bir köşede böbürlene dursun; "emekliler ülkeye yük", "muhtar maaşları bütçeyi sarsıyor" gibi suni gündemlerle halk uyutuluyor. Katillere ada ve villalar layık görülürken; bir kısım muhalif sabah ezanında yaka paça hırsızlık iddiasıyla zindanlara atılıyor, bir kısmı ise sakız çiğneyerek ifade veriyor. Kamyonlar dolusu götürenler ise adliyeye bile uğramıyor. İlçemizde de ülkemizde de iktidar ve muhalefet el ele vermiş, milleti germeye devam ediyor.

Görünüşe bakılırsa bu kasımda da iş bitirmenin gururuyla değil, siyasilerin bizi germesiyle kasılmaya devam edeceğiz.

Malum Kasım Ayı Kasılma Ayı vesselam !