Hafta başında genç bir kardeşimizi trafik kazasında kaybettik. Daha haftanın ilk gününde gelen bu acı haber, Domaniç’te hepimizin yüreğini burktu. Çünkü küçük yerlerde acı da ortaktır. Bir evde yaşanan kayıp, kısa sürede bütün ilçenin hüznüne dönüşür. Genç kardeşimize Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.
Böyle acıların ardından sadece başsağlığı dilemek yetmez. Bir kez daha düşünmek, konuşmak ve gereken dersi çıkarmak gerekir.
Trafikte daha dikkatli olmalıyız. Domaniç'in yollarını hepimiz biliyoruz. Domaniç-Tavşanlı ve İnegöl yolu, köylerimize ulaşan yollar, ormanların içinden geçen güzergâhlar, virajlar… Bu yolları her gün kullanan hemşehrilerimiz var. İşe giden, okuluna yetişen, hastaneye ulaşmaya çalışan, tarlasına veya köyüne giden insanlarımız var.
Dolayısıyla direksiyon başında hepimizin birbirimize karşı sorumluluğu var.
“Ben dikkat ederim” demek yetmez.
Karşımızdan gelen de bizim gibi bir insan. Onun da evinde kendisini bekleyenleri var. Bir anlık dikkatsizlik, gereksiz bir hız, telefonla birkaç saniyelik ilgilenme ya da “Bana bir şey olmaz” düşüncesi; telafisi olmayan sonuçlar doğurabiliyor.
O yüzden Domaniç'in yollarında birbirimize biraz daha sahip çıkalım.
Hız yapmayalım.
Emniyet kemerimizi takalım.
Telefonu direksiyon başında elimizden bırakalım.
Virajlarda, kavşaklarda ve özellikle görüşün azaldığı yerlerde daha dikkatli olalım. Birkaç dakika geç kalmak, bir ömür boyu sürecek pişmanlıktan iyidir.
Bir de Domaniç'in başka bir yüzü var bugünlerde. "Sonbahar"
Daha uzun yazacaktım sonbaharı ama bir genç kardesimizin sonbaharından sonra bu kadar yazabildim.
Domaniç'in ormanları sonbaharla birlikte renk değiştiriyor. Çınarın sarısı, meşenin kızılı, çamların yeşili birbirine karışıyor.
Çarşıdan köylere doğru çıktıkça, dağ yollarında ilerledikçe bu güzelliği daha yakından görüyorsunuz.
Domaniç'in sonbaharı sadece bir manzara değildir. Bu topraklarda yaşayan insanın çocukluğudur biraz da… Köy yoludur.
Dağ başında karşılaşılan sisidir. Ormandan gelen toprak kokusudur. Sonbaharda sararan yaprakların altında yapılan yürüyüştür. Kocayayla'nın, Domaniç Dağları'nın, köylerimizin ve ormanlarımızın kendine has sessizliğidir.
Biz bu güzelliğin içinde yaşıyoruz.
Onun için kıymetini daha iyi bilmeliyiz.
Ve bu güzelliklere giderken kullandığımız yolların da kıymetini bilmeliyiz. Bir ağacın yaprağına gösterdiğimiz özeni, yolda birbirimizin canına da göstermeliyiz.
Domaniç küçük bir ilçe olabilir ama acımız da sevincimiz de büyüktür. Bir genç kardeşimizi kaybettiğimizde hepimizin canı yanıyorsa, trafik güvenliği konusunda da hepimizin söyleyecek bir sözü, yapacak bir şeyi olmalı.
Bu sonbaharda Domaniç'in yollarında daha yavaş, daha dikkatli, daha birbirimizi düşünerek gidelim.
Çünkü Domaniç'in ormanları yine sararacak.
Yapraklar yine dökülecek. Kış gelecek, bahar yeniden dönecek. Ama kaybettiğimiz bir can geri gelmeyecek.
Sonbahar Domaniç'te gerçekten güzel…
Bu güzelliğin içinde insanımız da, yollarımız da, yarınlarımız da bize emanet. Kalın sağlıcakla.