Tüm dünyada imparatorluklar yıkılıyor, yerine yeni sistemler ve yeni devletler kuruluyordu. Biz de bu akımdan payımızı aldık. İmparatorluğumuz çöktü, yerine yeni bir devlet kurduk. Devletimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk; yeni devletimizin adına Kur'an'daki Cumhuriyet adını koydu. Bu sistemin Avrupa dillerindeki adı da Demokrasi idi.

Cumhuriyet veya demokrasi sistemlerinde halk, kendi yöneticisini kendi seçer. Babadan oğula veya darbeyle, diktatörlükle makama oturma dönemi bitmiştir.

Gelişmiş Avrupa'da henüz kadına, köylüye, işçiye verilmeyen haklar bizim halkımıza tanındı. Ancak yüzyıllardır emir almaya ve tepeden yönetilmeye alışmış, kendini padişah efendisinin kulu zanneden sisteme halk henüz hazır değildi.

Atatürk, demokrasilerin olmazsa olmazı olan çok partili döneme geçilmesi için ilk partiyi kendisi kurdu. Bu yenilikçi partinin adı Arapça kökenliydi; yani Cumhuriyet Halk Partisi (CHP). CHP'den ayrılıp muhafazakârlığı savunan yeni partinin adı ise Batı dillerindeki eşdeğer kelimeler seçilerek kuruldu: Demokrat Parti (DP). Modern CHP'nin parti logosu Osmanlı'nın okları, muhafazakâr parti DP'nin logosu ise Amerikan kovboylarının atı oldu.

CHP'liler zaman içinde hızla halktan kopup halkçılık ilkesini rafa kaldırırken, Demokrat Partililer zaten halksız bir partide toplanmıştı.

Maide Suresi 51. ayetin ruhuna uyarak ecnebilerin yönetiminde olan, Osmanlı'nın bir türlü durduramadığı ve sonunda yenik düştüğü ne kadar cemaat ve tarikat varsa, ne kadar kilise ve sinagog varsa tamamını kapatan; yerine Din İşleri Yüksek Kurulu'nu (Diyanet) açarak buralarda din âlimi yetiştirmek için imam hatipleri açan, halkın nüfus cüzdanına "Dini İslam" yazdıran Atatürk.

Cemaat ve tarikatları yeniden açan, imam hatipleri siyasete bulaştıran, kilise ve sinagogları yeniden açan, "Dini İslam" ibaresini kaldıran sağcı muhafazakârlar.

Bağımsız Türk devletini NATO'ya bağlayan, IMF'den borç alan Adnan Menderes'in Demokrat Partisi. Halkçılıktan ve halktan kopan Cumhuriyet Halk Partisi. Bunlara kızıp Menderes'e darbe yaparak iktidara el koyan Alparslan Türkeş, kurduğu Milliyetçi Hareket Partisi ile Türk'ü yeniden şahlandıracakken Amerika'nın 6. Filosuna secde eden, günümüzde ise terörist başına "Kurucu Önder" diyen Milliyetçi Hareket Partisi. Allah, kitap deyip cemaatler, tarikatlar kuranlar ise Amerika'larda, Avrupa'larda, âlemlerde geziyor.

Siz siz olun; söylemleri ile eylemleri birbirini tutmayan bu siyasilere kanıp birbirinizi kırmayın! Bakın bu ülkede kim sağcı, kim solcu, kim dindar, kim dinsiz, kim milliyetçi, kim hain belli değil. Bizim partilerin gerçekten hangi partili olduğu bile belli değil.

Haksızsak "Haksızsın." demeden önce isterseniz bir de kendiniz araştırın!