Saygı; güçlü olana, korkulana, menfaat beklenilene gösterilir.
İyi olan, iyilik yapan, herkesin her işine koşan ise asla hak ettiği saygıyı görmez.
Çevresinde "iyi insan" diye bilinen, karşılıksız herkese iyilik eden, herkesin yardımına koşan fedakâr insanlar; toplumda kötüler kadar itibar ve saygı görmezler.
Despot bir yönetici, zengin bir sömürgeci ya da belalı bir ahlaksız topluma girse, herkes ayağa kalkar, yer gösterir, saygı gösterir. Ama herkesin her işine koşan iyi biri geldiğinde kimse tınlamaz, saygı göstermez.
Ne acıdır ki toplum; kötüye, despota, arsıza ve hırsıza gösterdiği saygıyı asla iyiye göstermez. Saygı; ya korkulana ya da menfaat uğruna yalakalık yapılması gerekene gösterilir.
İnsan, kolay elde ettiği şeyin kıymetini bilmez. Bu yüzdendir ki elde bir görülen iyilerin yaptıkları da çabuk unutulur, sıradanlaşır. Adın bir kere "iyiye" çıkmışsa artık geri adım atma şansın da kalmaz. Hayatın boyunca sırtında taşıdıklarına, her işine koştuğuna, ne istedilerse verdiğin insanlara bir kere "hayır" demeye gör… Senden kötüsü, senden zalimi olmaz! İyilik yaptıkların, sırf sana inat gider düşmanınla bile dost olurlar.
Oysa bin defa kötülük görüp bir defa başı okşandığında, o kötüleri öve öve bitiremeyenler de yine aynı kişilerdir.
İyiye ve iyiliğe saygı duymayanlar, kötüye yalakalık yapanlar, nankörler, vefasızlar; onlar, bunlar, şunlar değildir. Sen, ben, biz... Hepimizde böyle bir ayarsızlık var maalesef.
Basit bir örnek: Biz Türkler tam bir çekirdek çıtlatma müptelasıyız. Yarım kilo çekirdeği önümüze koysalar, minnacık bir çekirdek için seve seve o işkenceyi çekeriz. Ama kabuğu çıkarılmış çekirdeği getirseler, zahmetsizce avuç dolusu çekirdeği ağzımıza alsak, bu kadar mutlu olmayız; bu kadar zevk almayız.
Çekirdeğin kabuğuna ayırdığımız zamanı, verdiğimiz emeği kabuksuz çekirdeğe vermeyiz. Kabuklu çekirdeğe gösterdiğimiz özeni, kabuksuz çekirdeğe göstermeyiz.
İşte biz, bize zoru kolay edene de saygı göstermeyiz. İyiler, yaptıkları iyiliğin karşılığını hiçbir zaman iyilik yaptıklarından görmezler. Hatta bizde yaygın bir deyiş vardır: "Hiçbir iyilik cezasız kalmaz."
Yine de kötü olun demiyoruz; zira iyiden kötü olmaz. İyilik yaptıklarınız sizi üzse de son kazanan her zaman iyiliktir.
Kötüler, güçlüler; kötü ve güçlü oldukları sürece gördükleri saygıyı en ufak bir tökezlemede kaybeder. İyiler ise her zaman iyidir.
SON SÖZ
İyilere saygıyı, iyilik görenler değil; iyiyi görenler gösterir!