Domaniç ilçesine bağlı Kozcağız köyünde yaşayan İpek, eski köylerinden yeni köylerine geçişin hikayesini paylaştı. Tam 50 yıl önce hasat zamanında yaşanan ulaşım zorluğu gibi nedenlerden dolayı eski yerleşim yerlerini terk ederek şu an yaşadıkları Kozcağız köyüne yerleştiklerini söyledi. İpek, birçok hatıralarını eski Kozcağız köyünde bıraktıklarını anlattı.

GÖÇÜN HİKAYESİNİ ANLATTI

Tam yarım asır önce, 1973 yılında, hasat zamanındaki ulaşım zorlukları ve traktörlerin henüz köy yollarında olmadığı yıllarda, bir grup köylü eski yerleşim yerlerini terk ederek yeni yerleşim olan Kozcağız köyüne göç etti. 1980’li yıllarda ise tüm köy, yeni yerleşim yerine göç etti. 81 yaşındaki Ahmet İpek, o göç hikayesini tüm detaylarıyla paylaştı.

O GÜNÜN ŞARTLARI GÖÇ ETMEYE ZORLADI

İpek,

"Dereden alıyoruz, tepeden yiyoruz. Karşıki tarlalar Kozcağız köyünün tarları. Ta oradan buraya çift sürmeye, buğday ekmeye geliyoruz.  O zamanlar traktörler yoktu. Bir buçuk ay buralardan iner çıkardık. Ekinleri sarardık, buralara ekmeye gelirdik” dedi.

Bu gibi sıkıntılar nedeniyle tepeden aşağıya indiklerini ve eski köylerini de bırakmak zorunda kaldıklarını anlatan İpek, o günlerini de gözleri yaşlı şekilde anlattı.

ESKİ KÖYÜMÜZ ÇOK GÜZELDİ

Eski Kozcağız’ı bırakıp yeni Kozcağız’a geldikten sonra geçmişe özlem duyduğunu ifade eden İpek,

Domaniç’te yılda iki kez anılan efsanevi olay Domaniç’te yılda iki kez anılan efsanevi olay
“ O köy çok iyiydi. Her anlamda çok güzeldi. Odunu bol, dağda iş çıkar. Ormancılar işçi götürür. Parasız pulsuz kalmazdık. Av yapmaya giderdik. Güler eğlenirdik. Çok iyi muhabbetimiz olurdu." diye anlattı.

KÖY YAŞAMI BAMBAŞKA

Bir dönem Almanya’da madende çalıştığını da hatırlatan İpek, oraları hiç sevmediğinden bahsederek, köy yaşamının bambaşka olduğunu ifade etti. Şimdilerde şehirlere gidince bile çok sıkıldığını belirterek, oralarda aklının başından gittiğini vurguladı.

İpek'in yaşadığı bu göç hikayesi, o döneme ait zorlu şartları yansıtıyor. İpek, 50 yıl öncesine dair hatıralarıyla dolu geçmişin izlerini günümüze taşıyarak bir köprü kurdu.

Editör: Serdar Yiğit