Kemal Sunal’ın Kibar Feyzo filminde bir replik var.
Özetle, aynı inşaatta çalışan sendikalılara yüksek maaş ödeniyor, diğerlerine düşük maaş…
Düşük maaşına itiraz eden Şaban’a patron, “Onlar sendikalı” diyor hatırlarsınız.
Gerçekte böyle olmuş mudur, olur mu bilmiyoruz ama keşke olsa !

Bu yılki 10 Ocak Gazeteciler Günü’nde Kütahya’daki toplantıda ilginç bir olay yaşandı.
Çoğumuzun ilk defa gördüğü, dış görünümünden yetmişin üzerinde olduğunu zannettiğimiz, oldukça mütevazı giyimli bir abimiz; vekilin de bulunduğu bir ortamda, 16.500 liralık emekli maaşının yetersiz olduğundan bahsedilirken ayağa kalktı. Kendini bir gazetede köşe yazarı olarak tanıttı ve dedi ki;

“Ben de aynı maaşı alıyorum ve param artıyor bile. ‘Şerefsizler’ dışarıda yemek yiyor, bira içiyor, karıya kıza gidiyor, ondan sonra da maaşlarımız yetmiyor diyorlar efendim.”

Bir anda ortalık fena karıştı.

Malumunuz gazetecilere “Ya taraf olursunuz ya bertaraf” denilmişti.
Bundan sonra basınımız da üçe ayrıldı:
Yüzde 95 iktidar tarafı, yüzde 2 muhalefet tarafı, bir kesim antika gazeteciler de bertaraf olmayı seçtiler kendilerine.

O gün bugündür;
“Yandık bittik açız” diyen yüzde ikilik taraf ile
“Dünya bizi kıskanıyor, uçuyoruz” diyen yüzde 95’lik taraf sürekli bir itiş kakış içinde.

O gün bugündür sokaklarda;
“Param yetmiyor, açız” diyenlerle,
“Şükürler olsun maaşım yetiyor bir de artıyor” diyenlerle karşılaşıyoruz.

İşin ilginci, maaşını yetiremeyenler de doğru söylüyor, artıranlar da doğru söylüyor.

Aklıma geldi…
Madem ülke zor durumda, madem kemerler sıkılacak (60 yaşımdayım, hiç iyi durumda olduğunu görmedim), halkın huzuru için herkesin istediği verilerek adalet ve huzur sağlanamaz mı?

Yemeden içmeden, aştan, aşktan, giyim kuşamdan, gezip dolaşmaktan vazgeçen, haline şükredenlerin artırdığı maaşlar;
“ Açız, param yetmiyor” diyenlere verilse, gerçekten şükredenlerin şükürleri kabul olsa, açız diyenlerin de karnı doysa olmaz mı?

“Şeriat isteriz” diyenlere şeriat yasaları, demokrasi diyenlere demokrasi yasaları uygulansa…

Osmanlı’nın uzun ömürlü olmasının sebebi özgürlükçü olmasından değil midir?
Osmanlı’da fethedilen ülkeler, kendi inançlarına, kendi kültürlerine göre yaşamışlar.

Biz hem demokrasi var diyoruz, hem herkesin kılık kıyafetine karışıyor, hem de şeriat isteyen kadınları kızları zorla okutmaya çalışıyoruz!

Bırakalım, insanlar nasıl mutlu oluyorsa öyle yaşasın.
Şükredene az maaş, etmeyene istediği maaş.
Okumak istiyorum diyene okul, şeriat diyene şeriat.

Ama yine de bir kural olmalı!
Şeriat isterim deyip sonradan caymak yok.
Demokrasi isteyip sonradan vazgeçmek yok.
Kıvıranın kellesi alına!

Herkes istediği gibi yaşasa ne olur?