"Benimle alakası yok; başım ağrıyor!"
"Benimle alakası yok; karnım acıktı!"
"Benimle alakası yok; belediye çöpleri toplamıyor!"
"Benimle alakası yok; trafik çok yoğun!"
"Benimle alakası yok; etraf çok gürültülü!"
"Benimle alakası yok; Allah'tan öyle oluyor!"
Bahaneleri, mazeretleri say say bitmez. Ama sorumlu hep başka bir şey veya başkaları, öyle mi?
Ağrıyan baştır, acıkan midedir, pis olan belediyedir, geçmeyen zamandır... Adaletsiz olan hükümettir; bizim maaşları düşük tutmuştur. Yetmeyen para değildir; ev kiraları yüksektir, kahveci çaya zam yapmıştır, düğünler çok maliyetlidir, berberler çok para istiyordur, araba çok yakıyordur, vergiler yüksektir...
Peki, çaresi yok mu? Çare sensin!
Müslüman mısın? Kur'an'ı ölüye değil, kendine oku! Öğren ve uy! Kıldığın namaz, aldığın abdest, gittiğin hac, kestiğin kurban durumunu düzeltmiyorsa, bir de Kur'an'a hakkıyla uymayı dene. Dini sadece maaş alan hocadan değil, sana rehber olarak bırakılan Kur'an'dan öğren!
Kur'an; düğünlerde dinlenecek bir şarkı değildir. Kur'an; bir "sevapmatik" kitabı değildir. Kur'an; ölüyü azaptan kurtarmaz, sadece sayı doldurmak için okunmaz. Kur'an; yaşayan insanı iyileştirici, işleri kolaylaştırıcı, adaleti sağlayıcı, kamu malını koruyucu yolları sana, yani yaşayan insana anlatan ve öğütleyendir.
Kur'an sana, yani yaşayan insana der ki: "Haram yeme, haram yedirme, yiyenlere göz yumma! Kamu malına sahip çık, hırsıza, arsıza kaptırma! Akrabanı gözet; hastayı, yolcuyu, düşeni koru! Memleketini koru!" Bunu sana söyler, ölüye değil.
Türk müsün? Kökünü araştır, geleneklerini araştır, töreni öğren. Kendine dön, özüne bak; gör o zaman neler oluyor!
İnsan mısın? Sadece yakın çevrende gördüklerine değil, dünyadaki diğer insanlara da bak. İyi olanlara, iyi yaşayanlara, Allah'ın nimetlerinden en iyi şekilde faydalananlara odaklan. "Çalmışlardır." deyip tembelliğine bahane uydurma!
Düşün, oku, araştır... Vaktini boşa geçirme, değerlendir! "Elalem ne der?" diye yaşamayı bırak, işine bak. İki günün bir olmasın; çalış, üret, kazan ve kazandır. Sana emanet edilen bu dünyaya bir katkı sağla. Arkanda bir eser, bir iz, iyi bir nam bırak ki gelecek neslin seninle gurur duysun!
Milyarlık futbol takımlarını, sürekli kıvıran çıkarcı siyasetçileri kendine örnek alma! Onlara körü körüne bağlanma, onları savunma; kendine bak! Öncelikle kendi evinin önünü süpür, mahalleni koru, ülkene sahip çık. Yapılacak bir iş varsa, onu ilk göğüsleyen sen ol.
Sorumlu aramak için harcadığın zamanı ve enerjiyi, çözüm üretmek için kendi içinde ara! "Sorumlu arayan değil, çare üreten ol." Bak o zaman göreceksin; önce sen, sonra bütün bir çevren nasıl değişip gelişecek. Elaleme kinlenmek yerine yaptıklarınla mutlu olacaksın!