Bu yıl aşırı yağışlar nedeniyle dağda, taşta, boş arsalarda ve yol kenarlarında otlar insan boyunu çoktan aştı. Yağmurlar kesilip havalar iyice ısındığında bu otlar kuruyacak ve her biri patlamaya hazır birer bombaya dönüşecek. Bilinçsizce atılan bir izmarit, havada uçuşan bir kıvılcım, bir magandanın yola fırlattığı cam şişe ya da yarım bırakılmış bir su şişesi bu yangınların en büyük davetçisi. Tabii bir de elektrik hatlarındaki sallantıdan çıkan kıvılcımlar veya şimşek çakması gibi "kusursuz" mazeretlerimiz var.
Bu konuyu defalarca yetkililerle konuştuk, anlattık, müzakere ettik; yazdık, çizdik. Bu yıl da aynı uyarıyı tekrarlıyor, temenni ediyoruz ki geç olmadan gerekli önlemler alınır.
Yangınları çoğu zaman doğal afet olarak görür, "Allah beterinden korusun" der geçeriz. Her şeyi Allah'tan bilir, felaketlerden korunmayı da yalnızca Allah'tan bekler, sorumluluk almayı ise çoğu zaman unuturuz.
Her köşede aynı manzarayla karşılaşmak mümkün: Boş arsadaki otlar kurumuş, arsa sahibi ortada yok. Komşular ise kendi bahçelerindeki otları ve ağaç dallarını gidip o sahipsiz arsaya atmış. Yangın için bütün zemin hazır; geriye sadece bir kıvılcım ya da bir izmarit kalıyor. Önce otlar tutuşuyor, ardından çöpler alev topuna dönüyor, sonra da alevler yakındaki bir evin eşya dolu çatısına sıçrıyor.
Allah korusun, cana zarar gelmemiştir ama otlar, evler, itfaiye müdahalesi derken ortaya milyonlarca liralık zarar çıkmıştır.
Peki bu senaryoda suçlu kim?
Arsasını temizlemeyen mülk sahibi mi? O arsayı kendi çöpleriyle dolduran komşu mu? Yoldan geçerken izmaritini atan sorumsuz vatandaş mı? Yoksa bütün bunlara göz yumup sessiz kalan belediye mi?
Ama bizde kimseyi suçlamak kolay değildir. Arsa sahibine yazık olur. Komşuya kızmayalım; nasıl olsa hepimiz aynı zihniyetin parçasıyız. Sağa sola izmarit atan, cam şişe kıran kişi bugün o, yarın belki biz oluruz. Kaymakama da belediyeye de laf söylenmez.
Oysa önlem almak o kadar kolay ki... Oy kaygısı taşımayan bir belediye başkanının ya da tayin korkusu olmayan bir kaymakamın vereceği tek bir talimatla bu risklerin büyük bölümü ortadan kaldırılabilir.
Ama ne yazık ki bizde önlem yok, bahane çok!