Kıymetli Domaniçli hemşerilerim,

Bugün size sadece bir ziraat mühendisi olarak değil, bu toprakların havasını soluyan, dertleriyle dertlenen bir kardeşiniz olarak sesleniyorum.

Domaniç; tarihiyle şanlı, doğasıyla bereketli ve her karışı emek kokan bir ilçe. Ancak ne yazık ki son zamanlarda başımızı topraktan kaldırıp etrafa baktığımızda, bizi asıl kalkındıracak olan "üretim" yerine, enerjimizi tüketen "siyasi çekişmeleri" görüyoruz.

Siyaset Hizmet Yarışıdır, Engel Değil

İlçemizde bitmek bilmeyen siyasi tartışmalar, ne yazık ki ortak paydamız olan Domaniç’e zarar veriyor. Siyasetin asıl gayesi halka hizmet götürmek, ilçenin kronikleşmiş sorunlarına çözüm üretmektir. Bizler projeleri konuşmak, yatırımları planlamak yerine kişisel polemiklerin gölgesinde kalıyoruz.

Unutmayalım ki; bu siyasi çekişmelerin kazananı kim olursa olsun, kaybedeni her zaman Domaniç oluyor. Gençlerimiz ilçeyi terk ederken, yatırımlar komşu bölgelere kayarken bizlerin kaybedecek bir dakikası bile yok.

Kırsal Kalkınma Bir Lütuf Değil, Gelecektir

Tarım, Domaniç’in can damarıdır. Devletimizin sunduğu Kırsal Kalkınma Destekleri (KKYDP) ve çeşitli hibe programları, aslında çiftçimizin elindeki en büyük güç. Ancak bu desteklerden yeterince faydalanabiliyor muyuz? Modern sulama sistemlerinden makine parkurlarının yenilenmesine kadar birçok fırsat kapımızdayken, bürokratik engelleri aşmak ve profesyonel rehberlik almak için daha örgütlü hareket etmeliyiz. Toprağımızı

sadece eski usullerle değil, bilimin ve devlet desteğinin gücüyle işlemeliyiz.

Bilgi, Üründen Daha Kıymetlidir

İlçemizdeki tarımsal ekosistemin en önemli unsurlarından biri de kuşkusuz girdi tedariği sağlayan noktalarımız ve ziraat odaklı kuruluşlarımızdır. Ancak günümüzde çiftçilik, sadece tohumu toprakla buluşturup ilaç atmaktan ibaret değil. İlçemizde faaliyet gösteren zirai ilaç bayilerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve resmi kurumların, sadece birer "satış veya idari nokta" olmanın ötesine geçmesi gerekiyor.

Çiftçimiz bir kurumun kapısından girdiğinde sadece ürünü değil, o ürünün en doğru, en ekonomik ve en çevreci nasıl kullanılacağının teknik bilgisini de alabilmeli. Bu noktada hem bayilerimize hem de ilgili kuruluşlarımıza büyük görev düşüyor: Belirli periyotlarla köylerimizde teknik bilgilendirme toplantıları düzenlemek, sahadaki yeni gelişmeleri üreticiye aktarmak ve "masa başı" hizmetten ziyade "tarla başı" rehberliğini ön plana çıkarmak zorundayız. Aktif bir diyalog ve sürekli eğitim, çiftçimizin verimini doğrudan artıracaktır.

Ne Yapmalıyız?

Domaniç’in yeniden şahlanması için reçete aslında çok net:

1. Siyasi Uzlaşı: Yerel yönetim ve siyasi aktörler, ilçenin menfaatleri söz konusu olduğunda çekişmeleri bir kenara bırakıp ortak projelerde buluşmalı.

2. Eğitim ve Saha Seferberliği: Tarım kuruluşları ve bayiler, üreticiyi eğiten ve yönlendiren birer akademi gibi çalışmalı; düzenli çiftçi toplantılarıyla bağlar güçlendirilmelidir.

3. Proje Odaklı Üretim: Kırsal desteklerden maksimum düzeyde faydalanmak için kooperatifleşme ve profesyonel danışmanlık mekanizmaları yaygınlaştırılmalıdır.

Toprak küsmez ama doğru bakılmayı ve ortak bir akılla işlenmeyi bekler. Gelin, enerjimizi polemiklere değil; bizi biz yapan topraklarımıza, geleceğimize ve Domaniç’imize harcayalım.

Kalın sağlıcakla.