“Gazeteci halkın gözü, kulağı, sesi” diye öğrenmiştik. Ama artık sosyal medya var.
Ne halk için okuyup araştıran, ne haksızlığın ve adaletsizliğin üzerine giden gazeteci, ne de anlatılanı anlayıp dinleyen okuyucu kaldı!

Yılların birikimi; onlarca kitap ve makale okuyup, saatler süren emeğin özetini okuyucusu için çıkaranlar, araştırma yazıları yazanlar, karlı dağlarda yapılan haberler, verilen mesajlar kimsenin umurunda değil.

Bir zamanlar “Biri Bizi Gözetliyor” adlı yarışma tüm dünyayı sarmıştı. Bir villaya kapatılan insanların özel hayatları, kavgaları, entrikaları televizyon aracılığıyla evlerimize girmişti.

Bugün çoğu ülkede bu tür yarışmalar artık yapılmıyor, çünkü hedefe ulaşıldı.

Artık sosyal medya var; herkes herkesi gözetliyor, kendisini herkese gözetletiyor.
Kim kiminle?
Kimin evine yeni araba girdi?
Rakı sofraları, akşam yemekleri, göbek atanlar, takla atanlar, sosyal medya sayfası açıp nasıl taharet yapılacağını anlatanlar…

Hiçbir işe yaramayan ama inanılmaz TIK alan paylaşımlar trend oldu.

Yapan da izleyen de biziz. Yaptıran ise okyanus ötesinde!

Hal ve hareketlerimize göre, yediğimize içtiğimize, görüntümüze göre bize sürekli reklam izletiliyor ve “Bu bana lazım” dedirtiyor.

İklim değişikliği,
İnsanlığın geleceği,
Çocuklarımızın yarınları,
Köyün yol, su, elektrik sorunu…

Hiçbiri bizi ilgilendirmiyor.

Gazetelerde çıkan haberlerin altındaki yorumlara bakın.
“Domaniç’e şu hizmet yapılacak” denir, klavye başındakiler hemen saldırır:
“Önce şunu yapın, bunu yapın!”
Peki, sen neden yapmıyorsun?

Profiline girince anlarsın zaten. Profilini kilitleyecek kadar korkak değilse her şey ortaya çıkar. Derdi hizmet değil, muhalefet olsun diyedir genelde.

Paylaşımları rakı sofraları, kandil mesajları, sahte hesaplar, kız takipleri…

Ağzı “vatan, millet, Sakarya” der; Domaniçlidir ama kendini Parisli diye tanıtır.

Neyse…

Yanı başımızdaki bayrak düşmanlarını bırakıp, uzaklarda bayrağımızı indirenlere sövmeniz bittiyse; yanı başımızdaki Epstein’leri bırakıp, uzaklardaki Epstein Adası’na olanlara sövelim mi?
İyi TIK alırız bence.

Günümüzün trendi belli:
Esas sorunları bırak, TIK TIK alacak işlere bak!