Tarih sadece hatırlananlardan değil, unutturulanlardan da sorar…

Domaniç’in dağlarında, yaylalarında ve köylerinde sadece doğa değil, büyük bir tarih de nefes alır. Bu topraklar; Osmanlı’nın kuruluş hikâyesinin yazıldığı, nice kahramanların iz bıraktığı kutlu bir mirastır.

Bu hafta yazımızın konusu, 58. Keles Kültür Şöleni’nde bir kez daha hatırladığımız önemli bir tarihî bağ üzerine…

Keles Koca Yayla Kültür Şöleni’nin başlangıcında, Şehit Sarubatu Savcı Bey’in eşi Ana Sultan (Avna Hatun) adına okunan mevlid-i şerif, geçmişe gösterilen saygının güzel bir örneği oldu. Keles’te ortaya konulan bu vefa anlayışı, aslında bizlere önemli bir mesaj verdi. Bir insanı anmak, sadece onun adını söylemek değildir. Onun yaşadığı dönemi, mücadelesini ve bıraktığı mirası gelecek nesillere aktarmaktır. Bu arada Domaniç halk oyunları ekibinin Keles'te gösteri yapması ayrıca bizleri gururlandırdı. Domaniç'li minik yüreklerimizi yürekten kutluyorum.

Peki biz Domaniç olarak kendi tarihî değerlerimize gereken hassasiyeti gösterebiliyor muyuz? Şehit Sarubatu Savcı Bey, Domaniç tarihinin önemli isimlerinden biridir. Osman Gazi’nin ağabeyi, Hayme Ana’nın torunu ve Osmanlı’nın kuruluş yıllarında mücadele etmiş bir bey olarak 1287 yılında Domaniç İkizce Savaşı’nda şehit düşmüştür. Bugün her yılın Ağustos ayının son haftası Karaköy Akmeşhed Şehitliği’nde dualarla anılan Şehit Sarubatu Savcı Bey, aslında sadece bir mezar taşı değildir. O, bu toprakların hafızasıdır.

Ancak Domaniç’e gelen ziyaretçiler, kuruluş tarihini araştıranlar ve düzenlenen kültür gezileri düşünüldüğünde, Akmeşhed Şehitliği’nin yeterince tanıtılmadığı gerçeğiyle karşılaşıyoruz.

Hayme Ana Törenleri, Domaniç’in en önemli kültürel değerlerinden biridir. Hayme Ana’nın yeri ve değeri tartışılmaz. Ancak tarih bir bütündür. Bir tarafını anlatıp diğer tarafını görmezden gelmek, geçmişimize eksik bakmak olur. Hayme Ana’yı anlatırken onun döneminde yaşayan, aynı davanın mücadelesini veren torunu Şehit Sarubatu Savcı Bey’i de hatırlamak gerekmez mi?
Hayme Ana Törenleri’nden bir hafta önce şehadet yıldönümünde anılan şehit Sarubatu Savcı Bey’in, bir hafta sonra düzenlenen büyük törenlerde de hatırlanması, huzurunda dua edilmesi Domaniç’in tarihine yakışan bir vefa olmaz mı?

Bu bir eleştiri değil, bir hatırlatma çağrısıdır.
Çünkü mesele bir isim meselesi değildir. Mesele, geçmişimize sahip çıkma meselesidir.

Keles’te Ana Sultan’a gösterilen vefa bizlere güzel bir örnek olmuştur. Aynı hassasiyetin Domaniç’te de kendi tarihî değerlerimiz için gösterilmesi hepimizin ortak arzusudur.

Domaniç’in yöneticileri, kültür insanları ve tarihine gönül veren herkes şu soruyu kendisine sormalıdır:

Şehit Sarubatu Savcı Bey unutuldu mu?
Yoksa onu hatırlamakta geç mi kalıyoruz?
Bir millet, geçmişindeki kahramanları ne kadar iyi tanırsa geleceğine o kadar güçlü yürür. Hayme Ana ile birlikte şehit Sarubatu Savcı Bey’i, Ana Sultan’ı ve kuruluş döneminin tüm değerlerini bir bütün olarak anlatmak; Domaniç’in tarihine, kültürüne ve vefasına yakışacaktır.

Çünkü bazı isimler sadece kitaplarda değil, gönüllerde yaşamak ister. Uzun lafın kısası, Şehit Sarubatu Savcı Bey, bu topraklardan vefa bekliyor. Kalın sağlıcakla…