Kış ortası, yerde bir metre kar, geceler ayaz mı ayaz…Sabah erkenden uyandığımda baya terliydim. Oysa üstümde sadece ince bir battaniye vardı. Tuvalet banyo derken, çay makinem çayı, yumurta makinem yumurtamı, ekmek kızartma makinem ekmekleri çoktan kızartmıştı. Kahvaltıdan sonra bulaşıkları makineye koyup evden çıkarken robot süpürgemiz evi süpürmeye başlamıştı… Arabamda ayarlanan saate çalışıp buzları eritmiş, içini ısıtmış beni bekliyordu…
Peki ya dün durum neydi ? Yaşadık, gördük ! Yaşlılar sobalı evde yatar, biz sobasız evlerde yün yorganların altında. Ağır yorganların altında hareket bile edemeden yatağı nefesimiz ile ısıtana kadar uyuyamaz, sabah ise yataktan çıkmaya cesaret edemezdik. Dışarıdaki helaya gitmek bir dert ama Allahtan kışın banyo derdimiz olmazdı. Evliler ne yapardı bilmem !
Odunları taşı, tandırı yak, ev ısınana kadar tir tir titre, donmuş sular eriyecek de çay olacak da aman kim uğraşacak. Hemen bir çorba sonra zaten akşamdan çıkarmadığın elbiselerin üzerine yenilerini ekle, kimimiz hayvanlara pürçük kesmeye, kimimiz burç toplamaya… Kimi etlik yiyecek için diz boyu karda ava…
Ahırlarda hayvanlar bizden daha konforluydu. Sıcacık ortamda utanmadan yemi suyu ayaklarına isterler, gecikirsen meleye meleye ortalığı ayağa kaldırırlar.
İşte biz, her iki durumu da yaşamış görmüş bir kuşağız !
Ocak başında ısınma işi binlerce yıl aynı şekilde devam etti ve hala soba ve tandır kültürü devam etmekle beraber, çoğu evde sobalar yanıp geçen odun yerine sabaha kadar yanan kömür kullanıyor. Birçoğu ise son 20 30 yıldır kalorifer ile tanıştı. Kiminin ki kömürle kiminin ki doğal gaz ile ısınıyor.
Ama son dönemlerde Avrupa ve Amerika’da 50 60 yıldır belki de daha fazla bir süredir kullanılan ısı pompaları kullanıyor. Kimi şebeke elektriği kimi güneş enerjisi ile çalışan bu sistem bambaşka bir konfor. Ateş yok duman yok kirlilik yok. Cep telefonu ile ısıyı istediğin yerden açıp kapatıyorsun...
Yarın nasıl olacak bilmiyoruz ama bizden 50 -100 yıl ileride olanlardan duyup göreceğiz.
Sahi biz niye çok gerilerden geliyoruz ?
El alem işi kolaylaştırıp daha kolayını daha ucuza mal ederken biz niye zoru zoruna bir hayat sürüyoruz.
Akletmeyen, araştırmayan, geleneklere takılıp kalan, yeniliklere kapalı bir milletiz.
Atalarımızdan gördüklerimizi geliştirmek gibi bir kültürümüz yok.
Elin gavuru yapar bize satar.
Bugün yaşadığımız konforu onlardan aldık. Oysa düne kadar atalarımızın yaptıklarını savunuyorduk. Yarın ne getirecek biz bilmeyiz bilmekte istemeyiz !
Biz, Bugün neysek dünde öyleydik ! Umarız yarın da böyle olmayız !