Yıllardır aynı cümleleri duyuyoruz.

“Burası küçük yer.”

“Buradan bir şey çıkmaz.”

“Yapsan da tutmaz.”

Bu cümleler, zamanla kulaklarımıza değil, adeta zihnimize kazındı. Küçüklüğün, imkânsızlıkla eş anlamlı olduğu bir algı oluşturuldu. Domaniç, sanki üretilemeyecek, büyüyemeyecek, sesini duyuramayacak bir yer gibi anlatıldı.

Ama hayat, her zaman bu karamsar ezberleri bozan insanlar çıkarıyor karşımıza.

Gaveci Ali onlardan biri.

Ali abiyle yıllardır defalarca haber yaptık. Her seferinde aynı şeyi gördük: İşini severek yapan, vazgeçmeyen, sabırla çalışan bir insan. Sosyal medyada paylaştığı videolarla adım adım büyüyen bir hikâye yazdı. O inandı ve başarı arkasından geldi.

Bugün gelinen noktada, sadece Gaveci Ali için Domaniç’e gelen insanlar var. Hafta sonu kahvehanesinin önünde oluşan kalabalık, aslında tek bir işletmenin değil, bir inancın başarısını gösteriyor.

Bu tablo şunu söylüyor:

İstenirse oluyor.

Aynı tabloyu bugün Çarşamba Köyü’nde de görüyoruz.

Veli abimiz…

Senelerdir derdi Domaniç olan herkesin hayali olduğu gibi, bizde artık turistlik mekanlarımızda para kazanabiliyoruz.

Hayme Ana Tören Alanı yakınında açtığı işletmede kahvaltı veriyor, yemek çeşitleri sunuyor. “Veli’nin Yeri”, cesaret edenin kazanabileceğini gösteren bir adım.

O da sosyal medyayı aktif kullanmaya başladı.

O da “buradan olmaz” sözlerine aldırmadı.

Bu iki örnek bize çok net bir şey gösteriyor:

Sorun Domaniç’te değil.

Sorun, Domaniç’e bakışta.

Bu topraklarda üretmek mümkün, marka çıkarmak da mümkün.

Yeter ki vazgeçmeyelim.

Yeter ki işimizi sevelim.

Yeter ki birbirimizin başarısını küçümsemek yerine çoğaltalım.

Domaniç kabuğunu kırıyor.

Yavaş yavaş, ama sağlam adımlarla…

Ve emin olun, Gaveci Ali’ler artacak.

Veli abiler çoğalacak.

Bugün küçük görünen girişimler, yarın Domaniç’in vitrini olacak.

Bir gün yine “Domaniç’te olmaz” diyen varsa,

üzücü bir haberimiz var ! Oldu. Oluyor. Ve daha da olacak.