İlk gazete M.Ö.59 yılında Roma'da çıkarılmış sonra Çin ve Almanlar gazete çıkarmaya başlamışlar. Bizde ise ilk gazete 1831 yılında yayınlanmıştır. 

Gazeteler, ilk çıktığında, iktidarların yaptıklarını ve yapacaklarını halka anlatmak halkı baskı altında tutabilmek için çıkarılmış. Sonraki yıllarda bazı cesur yürekli insanlar, gücün karşısında ezilenlerin sesi olmak için gazete çıkarmaya başlamışlar. 

Gazete, iktidarın ne yaptığını, nasıl yaptığını, halkın buna tepkisini, muhalefetin karşı fikirlerini, ülkede, şehirde, yerelde ne olup bittiğini halka duyurmak, haberdar olmak isteyen insanları haberdar etmek, en doğru bilgiyi en kısa zamanda halka duyurmak için yollarına devam etmişler. 

İlk önceleri tek gelir kaynakları satılan gazeteler olduğu için kaliteli, dürüst, halkı ilgilendiren haberler yapan gazeteler, zaman içinde iş adamlarından reklam almaya başlamış, iktidar veya muhalefet erklerinin destekleri ile ekonomik güce ulaşmışlar.

Günümüzde gelişmiş ülkelerde ulusal medya oldukça küçülürken, yerel basın halkın desteği ile güçlenmiş ve hala ayakta iken, bizim ülkemizde, 1950'lerden başlayarak siyasallaşan, iktidarın baskısıyla ayakta kalabilmek için ağır bedeller ödeyen Türk gazeteciliği yıllardır borazan gazeteciler yüzünden kan kaybediyor, kalite günden güne düşüyor.

Son yıllarda internet gazeteciliği yükselmeye başladı. Gelişmiş ülkeler hemen önlemlerini alarak kul hakkına, emeğe saygılı, adil ve ahlaklı bir sistem getirdiler.

Haber sitelerine, abonelik sistemi getirildi. Hiçbir Alman gazetesinin haberini abone olmadan internetten okuyamazsınız. Gazeteye ücretsiz abone oluyorsunuz, Google üzerinden sizin gazetenizi okuyanların oranında ücretinizi Google den alıyorsunuz. İsterseniz birkaç Euro ya istediğiniz gazeteye abone olup daha detay haber, daha hızlı haber, daha kaliteli içeriklere de ulaşabiliyorsunuz. 

Bizde, basılı gazeteye devam etmek istiyorsanız, kurumların ihale ilanı desteğini almadan gazetenin baskı paralarını çıkarma şansınız yok. Baskı masrafları, yakıt masrafları, büro, araç gereç derken dünyanın en pahalı gazetesini çıkarmak durumundasınız. 

Daha üç dört yıl önce yurtdışına bir gazeteyi abonenize bir lira 20 kuruşa gönderirken bugün bu ücret 40 lira civarında. Hangi abone internetten haberi bedava okurken bu kadar ücreti öder ki?

İnternet gazetesi olarak yola devam etmek isterseniz devlet diyor ki günde kırk haber, 30 bin tıklama ya ulaşırsan seni gazete olarak kabul eder, tanırım.  

İyide hem bu kadar haber çıkaracaksın hem de bu kadar tıklamaya ulaşacaksın...? 

Geçici çözüm şu, “Domaniç dağların da ayı adam yedi” , “O ilde kim belediye başkanı adayı” gibi başlıklar atarsın; içi boş, uzun uzun cümleler kurarsın, yalan ortaya çıkana kadar, birkaç meraklı okuyucu, başlığın aldatmaca olduğunu fak edene kadar tık alırsın. 

5 N 1 K kuralını sürekli ihlal edersen, uzun vadede kimse senin gazeteni okumaz gazete de batar...!
 
Peki gazeteler susarsa ne olur? 

Halk istediği hizmeti alamadığını duyurup, kamu baskısı kuramaz, yanlış kişilere haksız yere verilen ihalelerle, vergilerimiz çarçur olur, dağda kaza yaptığınızda bir sürü dedikodu çıkar, kendinizi aklayamazsınız. Dümeni eline alan kaptan olur olamayanın da sesi kesilir, kulağı tıkanır, gözü kör edilir… 

Gazeteler, siyasi taraftarlıktan uzak, patronun ve güç erklerinin borazanı değil, halkın sesi olmalı. 

Bunun içinde halk gazetesine sahip çıkmalı. Bunun en iyi örneği, her platformda gururla söylüyoruz Domaniç'tir. 

Ülkemizde gazeteler ve gazetecilik iyi bir yere gitmiyor vesselam!