Başlıktan da anlaşıldığı gibi konumuz adaletsiz gelir dağılımı ve emekli maaşları arasındaki makas farkı…

Bir yazdım çok sert olmuş !

Bir daha yazdım daha da sert olmuş !!

Sonra bir defa daha yazdım…

Yazılarımızı; “ Gazeteci Halkın Sesidir” bilinciyle yazıyoruz ama …

Artık halk hakkını arayanı desteklemiyor, tepki vermiyor ki.

Neyse, çoğunluğa uyalım. Seçerek ellerimiz ile büyüttüklerimizin vardır bir bildiği.

Bizim için komisyonlar kurup aylarca çalışıyor ve maaşlarımızı belirliyor bizi enflasyona ezdirmemek için bize vermediklerini vekilimiz olarak kendileri alıyorlar.

Kolay bir iş olsa kendi maaşları gibi bir el kaldırıp indirmekle işi çözerlerdi.

Demek ki emekliye eskisi gibi maaş ödemek çok zor…

Hem suç sadece son seçtiklerimiz de değil ki !

Yahu bu memlekette oy için emekli yaşını 33'e indirirken niye ses çıkarmadınız ?

Şu kadar para verin sizi süper emekli yapalım diyenlere, ileride bunun altından kalkamazsınız dediniz mi ?

Ha ben şunu da anlamıyorum. Son on yılda Türkiye'nin geldiği durum öyle karmaşık bir hal aldı ki. 1500 lira maaş alırken biz daha iyiydik.

Maaşlar arttıkça cüzdanlar doldu ama market arabası boşaldı. Maaşlar çoğaldı ama pazar filesi azaldı…

Diyelim ki insafa gelip yarın en düşük emekli maaşını vekillerin ki gibi 450 bin lira yerine 45 bin lira yapsalar emin olun markete pazara gidemez olacağız.

Sorun emekli maaşının miktarı değil, paranın alım gücü, halkın çoğunluğuna üç beş kuruş geri kalanına milyarları dağıtan bir sistemde en alttakiler her maaş artışında daha çok ezileceklerdir.

Seçilmişler ya bunu bilmiyor ya da borçlu olan köleliğe razı olur, yardım alan emir alır. Yoksullaştır ki sesleri çıkmasın mantığı ile bilinçli bir yol izleniyor. Bilemiyoruz.

Neyse çoğunluğa uyalım. Vardır bir bildikleri diyelim. Onlara 450 bin verelim bizde 18 bine şükredelim bu işte burada bitsin !