Modern tarımın ve bahçeciliğin en büyük yanılgılarından biri, bitkileri sadece "büyüyen nesneler" olarak görmek ve onları sadece "göz doyurucu" dozlarda gübreye boğmaktır. Oysa bitki besleme, bir fabrikaya hammadde yüklemekten ziyade, yaşayan bir ekosistemin metabolizmasını yönetmektir. Bugün, topraklarımızı ve bitkilerimizi gerçekten "besliyor" muyuz, yoksa sadece geçici bir canlılık mı satın alıyoruz?
Uzun yıllardır tarım sektörü, azot (N), fosfor (P) ve potasyum (K) üçgenine hapsolmuş durumda. Elbette bu makro besinler bitkinin temel yapı taşlarıdır; ancak sadece N-P-K vermek, bir insana sadece karbonhidrat verip vitamin ve mineralleri yok saymaya benzer.
Bitkinin sağlığı, topraktaki mikro besinlerin (çinko, bor, demir, mangan vb.) varlığına ve daha da önemlisi, bu besinlerin bitki tarafından alınabilir formda olmasına bağlıdır. Kimyasal gübrelerin kontrolsüz kullanımı, toprağın pH dengesini bozarak bu mikro besinlerin toprakta "kilitlenmesine" ve bitki tarafından alınamaz hale gelmesine neden oluyor.
Bitki beslemede en büyük hatamız,toprağı sadece bir taşıyıcı ortam olarak görmemizdir. Oysa verimli bir toprak; milyarlarca bakteri, mantar ve organik maddenin bir arada yaşadığı devasa bir biyolojik fabrikadır.
Organik Madde (Humus):n sigortastutma kapasitesini artırır ve bitki köklerine ihtiyaç duydukları konforlu ortamı sağlar.
Mikrobiyal Yaşam: Gübreyi bitkiye ileten asıl "işçiler"mikroorganizmalardır. Toprağı kimyasallara boğduğumuzda, bu işçileri kovmuş oluruz.
Beslemede Yeni Yaklaşım: "Önce Toprak, Sonra Bitki"
Gerçek bir besleme stratejisi, bitkinin üzerine ne püskürteceğimizden ziyade, toprağın altına ne katacağımızla başlar. İşte sürdürülebilir bir besleme için üç temel kural:
1 Analiz Et, Tahmin Etme:gözü kapalı ilaç içmek gibidir. Toprağınızda neyin eksik, neyin fazla olduğunu bilmeden yapılan her müdahale, uzun vadede toprağı zehirler.
2 Organiği Baş Tacı Et:il gyöntemler, toprağın fiziksel yapısını iyileştirerek, verdiğiniz mineral gübrelerin verimliliğini %50'den fazla artırır.
3 Dengeli Besleme:(fenolojik dönemlere göre) vermek; zamansız ve aşırı gübrelemeden kaçınmak, hem ekonomik hem de çevresel bir zorunluluktur.
Bitki besleme, bir mühendislik hesabı değil, bir biyoloji sanatıdır. Bitkiyi beslerken aslında toprağı beslediğimizi, toprağı beslerken de geleceğimizi inşa ettiğimizi unutmamalıyız. Unutmayın; doğa cömerttir ama asla unutmaz. Yanlış beslenen bir toprak, kısa vadede sonuç verse de uzun vadede tükenmeye mahkûmdur.
Toprağınızın sesine kulak verin; o size neye ihtiyacı olduğunu, doğru gözlemle zaten fısıldayacaktır